Anna Litvinova: Engeli Aşarak Sanata Tutkuyla Sarılan Bir Sanatçı
19 yaşındaki Odessa’lı sanatçı Anna Litvinova, serebral palsi hastası olmasına rağmen, aranan bir ressam haline gelmiştir. Hareket etme yetisinden yoksun olmasına rağmen, Anna zorluklara meydan okuyarak kendisini yetenekli bir sanatçı olarak kabul ettirmiştir.
Annesi Elena Litvinova’nın anlatımına göre, Anna ağır teşhisine rağmen, çizmeyi hiç bırakmamıştır. Kendisini başarıya götürecek güçlü bir kararlılık ve iradeye sahiptir. Küçük yaşta Anna, annesinden onu çizmeyi öğrenmek için çocuk sanat merkezine götürmesini istemiş ve öğretmenlerin yeteneğinden etkilenmesi üzerine ücretsiz dersler almaya başlamıştır.
Anna’nın sanat yolculuğu, evlerine gelerek Anna’ya ücretsiz resim dersleri veren öğretmenlerin etkisiyle başlamıştır. Bugün Anna’nın yüzlerce canlı portresi ve çeşitli tekniklerle yapılmış sayısız manzarası bulunmaktadır.
Sanat Kariyeri ve Sergiler
Resmi bir sanat eğitimi olmamasına rağmen, Anna dikkate değer bir hassasiyetle ve içtenlikle resim yapmaktadır. En sevdiği eserlerden biri olan “Kırım Denizi” adlı tablosu, hiç görmediği bir manzarayı betimlemektedir. Arkadaşları tarafından getirilen fotoğraflardan esinlenerek hayal gücünden sahneler yaratan Anna, gerçek mekânı ziyaret etme hayalini kurmaktadır. Ancak hastalığı tedavi için tüm kaynaklarının harcanmasını gerektirdiğinden bu hayali şu an gerçekleşememektedir.
Anna’nın eserleri tanınmış ve 2010’da “Melekli Ev” rehabilitasyon merkezinde ve Mart 2012’de iki solo sergi gerçekleştirmiştir. Resimleri, Metropolit Agafangel tarafından Patrik Kirill’e hediye olarak sunulan “Odessa Arka Bahçe” adlı tablosu da dahil olmak üzere iyi satılmaktadır. Özellikle yağlı boya ile yaptığı manzara ve natürmortları beğeni toplamaktadır.
Hayaller ve Gelecek Planları
Sanatını başkentte sergileme hayali kuran Anna, farklı türleri ve tarzları keşfetmeye devam etmektedir. Portre çiziminin onun için zor olduğunu kabul etmesine rağmen, Anna, konuların gözlerinde huzuru bulur ve duyguları titizlikle yakalar. Kendisinin hala öğrenecek çok şeyi olduğunu fark etmesine rağmen, maddi destek için sanatını satmaya güvenir. Sürekli tıbbi tedaviye ihtiyaç duyduğundan gelir kaynağı olarak sanatını kullanır.
Sınırlamalara rağmen, evine gelen arkadaşlar ve yardımcılarının portrelerini yaparak destek bulan Anna, sürekli kendini geliştirmeye inanır ve becerilerini geliştirmekten heyecan duyar. İkonların yanı sıra resim yaparak rahiplerden izin alan Anna, Kutsal Bakire Meryem ikonunu Odessa Kutsal İveron Erkek Manastırı’nda sergilerken, başka bir figür olan İsa tasvirini de Vladimir İkonu Kilisesi’nde bulabilirsiniz.
Anna’nın sanat yolculuğu kolay olmamıştır, ancak o hala dayanıklı ve iyimserdir. Çalışmaları sadece kendi refahına değil, aynı zamanda serebral palsi olan diğer çocuklara sanat terapisi yoluyla destek olmaktadır. “Melekli Ev” rehabilitasyon merkezi, her yıl çocuklar tarafından oluşturulan resimlerin satıldığı bir müzayedeyi düzenleyerek elde edilen geliri çocukların sağlığına ve ailelerine maddi destek sağlamak amacıyla kullanmaktadır.