Final Fantasy 14’ün Usta Bestecisi Masayoshi Soken ile Röportaj
Final Fantasy 14’ün üreticisi ve direktörü Naoki Yoshida, MMORPG’nin en tanınmış figürü olsa da, oyunun geliştirici ekibi arasında topluluğun sevdiği başka isimler de var. Bu isimlerden biri de, Masayoshi Soken, oyun için birçok ikonik müziği bestelemiş bir besteci.
Soken’in Bestecilik Yolculuğu
Serinin eski oyunlarındaki unutulmaz müziğin yaratıcısı Nobuo Uematsu’nun ardından, Soken, hem Final Fantasy 14 hem de Final Fantasy 16 için müziği üstleniyor. Müzikal tarzı, zarif piano ve vokal parçalarından, yoğun metal rock şarkılarına kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Bu çeşitlilik, hayran etkinliklerinde düzenlenen piyanist konserlerinin yanı sıra, oyunun geliştirici ekibinin rock grubu The Primals adlı grubu ile de dikkat çekiyor.
Soken, 2023 yılında katıldığı Fan Fest etkinliklerinde yaptığı performanslarla dikkat çekti. Özellikle piyanist Keiko ve şarkıcı Amanda Achen’ın duygusal parçalarından sonra, Soken sahneye Otamatone enstrümanı ile çıkarak komik bir performans sergiledi ve izleyicileri güldürdü. Kendisi, mütevazı ve eğlenceli bir kişilik olarak tanınıyor.
Soken’in Kişisel Mücadeleleri ve Başarıları
Soken’in Shadowbringers genişlemesinin geliştirme sürecinde gizlice kanserle savaştığı ortaya çıktı. Bu durumu 2021 dijital Fan Fest’te açıkladı ve o günden beri sahnedeki coşkusu, topluluk tarafından daha fazla sevilmesine yol açtı. Bu hafta sonu, Final Fantasy 14 ve 16’nın müziğini kutlayan bir konser için onunla konuşma fırsatı buldum.
Ses tasarımı deneyiminizin besteciliğinize etkisi nedir?
Bu deneyimim, yaptığım her şeyde kesinlikle yansıyor. Ses tasarımıyla başlamak, bana müziğin oyunun deneyiminin bir parçası olarak düşünülmesi gerektiğini öğretti. Bana göre, müzik sadece bir bileşen; ses efektleri, sesli diyaloglar ve ortam sesleriyle birleştiğinde oyunun sesi haline geliyor. Bu farkındalık, bana ses tasarımını öğrenmenin oluşturduğum müziğin kalitesini artırdığını gösterdi.
Uematsu’nun Mirasında İlerlemek
Final Fantasy 14 ve 16’nın bestecisi olmak ve Nobuo Uematsu’nun izinden gitmek nasıl bir his? Onun çalışmalarına yetişme baskısını hissediyor musunuz?
Kişisel olarak, Final Fantasy müziğini Uematsu-san’ın müziği olarak düşünüyorum. Bazen bir parça üzerinde takıldığımda, “Uematsu ne yapardı?” diye düşünerek ilham alıyorum. Bu, benim için sadece Uematsu’yu takip etmek değil, aynı zamanda onun akışını bu dönemin oyunlarına aktarmak gibi bir şey.
Oyun müziklerinin daha geniş bir alan kapladığını düşünüyor musunuz?
Aynen öyle. İyi müzik yaratmanın öncesinde, iyi bir oyun yaratma düşüncesi üzerine kafa yoruyorum. Bu dengeyi sağlamak, oyunun deneyimini daha da güçlendiriyor.
Rock Esintileri ve Vokal Müziğin Gücü
Müzikal tarzım raw bir karışımdır! Müzikte neyin iyi ya da kötü olduğu konusunda hislerime güveniyorum ve her zaman “Bu parça bu oyun deneyimi için havalı mı?” diye soruyorum. Rock müziği, özellikle savaş sahnelerinde oldukça etkili bir atmosfer yaratıyor; heyecanı pekiştiriyor.
Vokal parçaların gücünü nasıl tanımlarsınız?
Vokal parçalar, duyguların iletilmesinde önemli bir rol oynuyor. Oyuncunun kalbini hareketlendirmek için gereken, parça vokal yoksa da kalp ısıtacak bir deneyim sunmak. Close in the Distance parçasını bu yüzden vokal ile zenginleştirmeyi tercih ettim.
Yeni Projelerde Yenilikçi Yaklaşımlar
Son olarak, Dawntrail genişlemesinde, genç ekip arkadaşlarımın yeteneklerini daha fazla sergileyebildiklerini düşünüyorum. Bu, benim için özel bir deneyim oldu.
En çok gurur duyduğunuz parça hangisi?
En çok gurur duyduğum parça yok, ama bir parça var ki Away adını taşıyor, bazen dinlerken “Bu gerçekten güzel bir parça” diyorum.
Bu röportaj, açıklık ve akıcılık açısından düzenlenmiştir.