![]() |
John Michael BishopAmerikalı immünolog ve mikrobiyolog
Doğum Tarihi: 22.02.1936
Ülke: ![]() |
Içindekiler:
- Erken Yaşam ve Eğitim
- Tıp ve Araştırma Kariyeri
- Retrovirüsler Üzerine Araştırma
- Onkogenlerin Keşfi
- Nobel Ödülü’ne Layık Görülme
Erken Yaşam ve Eğitim
John Michael Bishop, 22 Şubat 1936’da Pennsylvania’nın York şehrinde bir Lutheran rahibin çocuğu olarak doğdu. İlköğretimini küçük bir köy okulunda tamamladıktan sonra ailesinin doktoru Robert Kauff’un etkisiyle insan biyolojisi alanında tutkulu bir ilgi geliştirdi. Tıp doktoru olmayı hedefleyen Bishop, önce Gettysburg College’a gitti, ardından Harvard Üniversitesi’nde tıp eğitimine devam etti. Harvard’da hayvan virüsleri üzerindeki ilgisi gelişti.
Tıp ve Araştırma Kariyeri
Tıp fakültesinden mezun olduktan sonra Bishop, Massachusetts General Hospital’da iki yıl boyunca doktorluk yaptı. Daha sonra Bethesda’daki Ulusal Sağlık Enstitüleri’nde bir postdoktora bursu aldı ve poliovirüs replikasyonuna odaklandı. Hamburg’da bir yıl araştırma yaptıktan sonra Kaliforniya Üniversitesi, San Francisco’daki akademik kadroya katıldı.
Retrovirüsler Üzerine Araştırma
Başlangıçta moleküler biyolojiye ilgi duyan Bishop, doğrudan bu alanda çalışamadı ancak temel moleküler biyolojiyle kesişen bir araştırma alanı olan virüsleri tercih etti. Özellikle sarkoma virüsünün replikasyonunu incelemeye başladı. Ters transkriptaz’ın keşfi ile aynı döneme denk gelen Bishop, RNA’nın DNA’ya kopyalanma mekanizmasını aydınlattı ve enfekte hücreler içindeki viral RNA’yı karakterize etti.
Onkogenlerin Keşfi
1970’lerin sonlarında, Bishop ve Harold Varmus, sarkoma virüsünün enfekte hücreleri kanserli hücrelere nasıl dönüştürdüğünü araştırdılar. Viral tümör oluşturan genin, tümör oluşturma sorumluluğundaki viral genin (src) normal bir hücresel gen olan proto-onkogen tarafından virüs taşıma süreci sırasında yakalandığını buldular.
Nobel Ödülü’ne Layık Görülme
Bishop ve Varmus, 1989 Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü’nü onkogenler üzerine yaptıkları çığır açan araştırmaları nedeniyle paylaştılar. Keşifleri, kanser gelişimi konusundaki anlayışımıza önemli katkılar sağladı.