Apple’ın Şifreleme Mücadelesi
Apple’ın Birleşik Krallık’taki şifreleme mücadelesi, şirketin karşılaştığı tek sorun olmayabilir. Uzmanlar, diğer hükümetlerin dünya genelinde güvenlik gerekçeleriyle şifrelemeyi zayıflatmaya çalışabileceğinden endişe duyuyor.
Birleşik Krallık hükümeti, Apple’ı iCloud’un güvenliğini ortadan kaldırmaya ve ona bir arka kapı sağlamaya zorlamaya çalıştı. Apple bu duruma karşı koysa da, bu olayın dijital güvenlik üzerinde önemli bir baskı oluşturacağı düşünülüyor, bu durum ister Birleşik Krallık’taki hükümet istediklerini elde etsin, isterse etmesin.
Yasal süreç, Apple’ın ülkedeki Gelişmiş Veri Koruma özelliğini devre dışı bırakmasıyla başladı ve bu olay üzerine gizli bir duruşma yapıldı. Duruşmanın kapalı kapılar ardında gerçekleşmesi, gizlilik savunucuları ve hatta ABD hükümetinden, duruşmanın detaylarının kamuya açıklanması yönünde çağrılar yapılmasına neden oldu.
Duruşmanın 14 Mart’ta gerçekleştiği ancak sonucu hakkında bir bilgi verilmediği bildiriliyor. Hükümetin Apple’a uyguladığı yasak yüzünden, duruşmanın bir karara varılıp varılmadığı belirsizliğini koruyor.
Küresel Etkiler
Birleşik Krallık’taki bu şifreleme mücadelesi yalnızca o ülkedeki güvenliği etkilemekle kalmıyor, aynı zamanda diğer ülkelerdeki kullanıcılara da etki edebilir.
Örneğin, Birleşik Krallık’taki mahkeme kararı, Apple’ın sadece Birleşik Krallık vatandaşlarının değil, diğer ülkelerdeki kullanıcıların iCloud verilerine de bir arka kapı sağlamasını zorunlu kılabilir.
Ayrıca, ABD ile Birleşik Krallık arasındaki gizlilik koruma anlaşması olan US-UK Privacy Shield, ABD şirketlerine ait sunucularda seyahat eden verileri korumaya yardımcı oluyor. Bu anlaşmanın bozulması, kullanıcı verilerinin korunmasında ciddi sorunlara yol açabilir.
Malwarebytes’i temsil eden David Ruiz, bulut depolama için uçtan uca şifrelemenin kaybının kötü olduğunu, ancak “küresel sonuçların bu durumu daha da kötüleştireceğini” ifade etti.
Diğer Ülkelerdeki Potansiyel Riskler
Birleşik Krallık’ın benzer bir yasa çıkarma girişimi diğer hükümetlerin Apple ve benzeri teknoloji firmalarına karşı aynı şekilde harekete geçmesine neden olabilir. Birleşik Krallık’ın bu durumu, diğer ülkeleri de benzer adımlar atmaya teşvik edebilir.
Ruiz, “Five Eyes” (Beş Göz) istihbarat ittifakının bu durumu olumlu bir örnek olarak görebileceğini düşünüyor. Bu da, Avustralya, Yeni Zelanda, Kanada ve ABD gibi ülkelerde benzer yasaların çıkmasına yol açabilir.
Johns Hopkins Carey İşletme Okulu’nda bilgi sistemleri yardımcı profesörü olan Javad Abed, bu durumu bir “politika depremi” olarak tanımlıyor. Diğer ülkelerin şifreleme konusundaki deneyimleri ve ABD’deki güvenlik ajanslarının mevcut çağrıları, bazı yasama organlarının Birleşik Krallık’taki durumu bir oyun planı olarak görmesine neden olabilir.
ABD’de ise bu durum, mevcut yasaların kullanılmasını veya yürütme eylemi teşvik edilmesini de içerebilir. Ancak Abed, ABD’nin benzer bir uygulama gerçekleştirmesinin zor olabileceğini belirtiyor.
Ayrıca ABD’nin, Birleşik Krallık hükümetinin kararını halka açıkça karşı çıkması, benzer bir uygulamayı gerçekleştirmesini daha da güçleştiriyor.