1976’da kurulan Apple, günümüzdeki devasa şirketle kıyaslandığında tanınmayacak kadar farklıdır. Ancak, Steve Jobs, Steve Wozniak ve diğerlerinin yaptığı bazı kritik erken kararlar, bugün bile etkisini sürdürmektedir.
Apple’ın İlk Başlangıcı
2021 yılında, Tim Cook, Apple’ın 45. yıldönümünü kutlamak için Steve Jobs’a duyduğu saygıyı ifade eden bir tweet paylaştı. Cook, “Bu şimdiye kadar muhteşem bir yolculuk oldu, ama daha yeni başladık.” diyerek Apple’ın geleceğine olan inancını dile getirdi.
Tim Cook, 1998 yılında Apple’a katıldığında, şirketin üretim ve dağıtım süreçlerini geliştirmek için çalıştı. O dönemde Apple, 22 yaşındaydı ve Jobs’un dönüşüyle yeniden bir yükseliş sürecine girmişti. Ancak Apple, henüz büyük bir şirket olma yolunda yürümekteydi.
Apple’ın Üç Perdelik Hikayesi
Bugün, Apple’ın hikayesinin üçüncü perdesindeyiz. 1970’lerde, Apple’ın heyecan verici ilk perdesi yaşanırken, 1990’larda ise çeşitli zorluklar yaşandı. Nihayetinde Apple, tüm zamanların en büyük Amerikan başarı hikayesi haline geldi. Gerçekten de, bir garajda çok uluslu ve çok trilyon dolarlık bir şirket kurmak mümkündür.
Apple’ı kurarken, Steve Wozniak’ın dizayn ettiği Apple I bilgisayarı ve onu satmaya çalışan Steve Jobs vardı. Wozniak, tasarımlarını hevesli insanlara vermek isterken, Jobs bu durumu bir iş fırsatı olarak gördü. Ancak, başlangıçta hiçbiri, bir şirket kurmayı düşünmüyordu.
Her ikisi de Tasarımlarını, çalıştıkları veya daha önce çalıştıkları şirketlere satmayı denediler. Woz, Hewlett-Packard’da mühendis olarak çalışıyordu ve tasarımını HP’nin üst düzey mühendislerine göstermek istedi. Bununla birlikte, tasarımın işlevsel olmasına rağmen, HP yöneticileri bunu kendi vizyonlarına uymadığı için reddettiler.
Başarı ve İlk Hatalar
Atari, Jobs’un çalıştığı eski şirkette de aynı şekilde yanıt verdi. Yine de, bu süreçte Atari’den Al Alcorn, Jobs’u yatırımcılarla tanıştırdı ve böylece şirketleşme yolculuğu başladı. Apple, 1 Nisan 1976’da resmi olarak kuruldu ve birlikte çalışan diğer bir Atari mühendisi Ron Wayne de şirkete dahil oldu. Ancak Wayne, yalnızca 12 gün sonra şirkette kalmaya karar verdi.
Wayne, Apple’ın %10 hissesini almak ve bunun karşılığında $800 almak dilekçesini sundu. 2025 itibarıyla bu miktar yaklaşık $4,466 değerindeydi, ki bu da Apple’ın 20 hissesine denk geliyordu.
Wayne’in çıkarcı seçimi, daha sonradan Mark Markkula’nın 1977 yılında şirkete katılmasıyla değerlendirildi. Markkula, Apple’ın alımını artırmak için çeşitli kararlar aldı, ancak en önemlisi şirketin temel felsefesini belirlemek oldu. Bu felsefe, Apple’ın geleceği için temel bir taş haline geldi.
Jobs, Markkula’nın “Para kazanmak ana hedef olmamalıdır; eğer ilk kez düşünceniz bu olursa, ürününüz başarısız olur,” dediğini belirtti. Bunun yerine, bir şeyler oluşturmak ve kalıcı bir şirket yapmak üzerine odaklanılmalıdır, gerisi kendiliğinden gelecektir.
Markkula’nın felsefesi, özünde son derece basitti. Hedef kitlenin ihtiyaçlarını anlayarak belirli ürünlere odaklanmayı önerdi. Apple bu basit ama etkili yöntemi, her zaman benimseyerek sürdürdü.
Bugün Apple, dikkatle tasarlanmış ambalajlarıyla tanınmakta ve bu yaklaşımı, zamanla çok daha güçlü hale getirmektedir. Son yıllarda, Apple, tüm plastik ambalajları kaldırma yönünde çalışmalar yapmaktadır.
Sonuç olarak, Apple 50. yılına girerken geçmişine dayanan bu değerleri hala korumaktadır.