Doom: The Dark Ages – Cesur Bir Yenilik
Doom: The Dark Ages, serinin mevcut formülünde beklenmedik bir değişiklikle karşımıza çıkıyor. Bu oyun, yalnızca bir ‘Doom’un eski zamanlarda geçen bir versiyonu’ değil; serinin temel dinamiklerini baştan aşağıya değiştiren bir yapı sunuyor. Ironik şekilde, kurgu açısından en modern hissettiren Doom oyunu olması dikkat çekici. Daha önce hiç olmadığı kadar vurgulu bir hikaye, genişletilmiş karakter geliştirme sistemi ve oyuncunun keşfetmesini teşvik eden açık dünya alanları sunuyor. Yenilik arzusu takdir edilesi, zira Doom Eternal ile ilerleme alanı kalmamıştı. Ancak, Doom: The Dark Ages konusunda tamamen ikna olmuş değil.
Temel Mekanikler: Kalkan ve Yumruk Kombinasyonları
Oyun, başlangıçta verilen kalkanla başlıyor. Bu spinning-bladed kalkan, oyunun tüm yeni mekaniklerinin merkezinde yer alıyor. Doom: The Dark Ages’in mantrası “dur ve savaş” ve kalkan bu tür bir gösteriyi mümkün kılıyor. Kalkanla saldırı yapabilir, mermi yansıtabilir, çevresel bulmacaları çözmek için kullanabilir ve düşmanları havaya fırlatabilirsiniz. Her an elinizin altında olan bu araç, yeni doğuş mekaniklerinin temelini oluşturuyor.
Oyun, kalkan ile savaşın temposunu değiştiriyor. Önceki Doom oyunları, hareket odaklı bir oynanış sergiliyordu; ancak Doom: The Dark Ages, Resident Evil 4‘e benzer bir şekilde, oyuncunun düşmanları inceleyerek hangi hedefleri önce alacağına karar vermesini sağlıyor. Oyun, eski formülün bir yenilikle buluştuğu bir yapı sunuyor.
Mevcut Silahlar ve Yetenek Geliştirme
Doom: The Dark Ages’te, kalkanın yanı sıra melee savaş seçenekleri de artmış. Zincir testere oyunlardan çıkmış gibi görünüyor, ancak yumruklar artık daha güçlü. Yumruklar yeni bir gauntlet kullanıyor ve üçlü saldırı dizileriyle düşmanlara karşı etkili olabiliyor. Yeni silahlar da yaratıcı bir şekilde tasarlanmış. Gizli özelliklere sahip bazı silahlar, düşmanları daha etkili şekilde yok etmek ya da kaynak sağlamak için kullanılabiliyor. Oyun, oyunculara belirli bir sınıf veya özellik yapısıyla kendi tarzlarını geliştirme olanakları sunuyor.
Açık Dünya ve Sandbox Düzeyler
Oyunun önemli bir diğer değişikliği, sandalye düzeyleri ve açık dünya yapısı. Bu yapı, oyunun sıkı temposunu oyuncuya aktarıyor. Örneğin, “Siege” adlı bölümde, düşmanlarla farklı yollarla etkileşime geçmek mümkün. Ancak bu açık dünya düzeylerin aşırı kullanılması, oyunun akışını bozabilir. Oyuncuların belirsizlikten kaçınması adına bu düzeylerin ne derece opsiyonel olduğu önemli bir tartışma konusu.
Oyunun hikaye yapısı da eskiye nazaran önemli bir değişim gösteriyor. Doom Slayer karakterinin gelişimi ve hikaye anlatımı, benzeri görülmemiş uzun kesitlerle sunuluyor. Bu şatafatlı sunum, hikayeyi daha anlamlı kılıyor, ancak bu durumun tüm oyun boyunca nasıl süreceği soru işareti olarak kalıyor.
Doom: The Dark Ages, kesinlikle cesur bir yeniden doğuş sunuyor. Bazı konularda endişeler olsa da, id Software’in deneyimi sayesinde olumlu bir gelişim takip edileceği düşünülüyor.
Bethesda’nın seyahat ve konaklama sponsorluğunda gerçekleştirilen bu önizleme etkinliğinden elde edilmiştir.